Aksaray Gezi Notları

0
612

Kapadokya’nın Kapısı: Aksaray

Yürüttüğümüz bir proje kapsamında arazi çalışmaları için geldiğimiz Aksaray’da işimiz erken bitiyor ve Ankara’ya dönmeden önceki son yarım günümüzü Aksaray gezisine ayırıyoruz. Alsında biliyoruz ki yarım gün oldukça kısa bir zaman ve birçok yeri göremeyeceğiz. Bu zamanı en iyi şekilde değerlendirmek için burada yaşayan bir hocamızın yönlendirmesi üzerine gezi planımızı şu şekilde yapıyoruz; öncelikle Hasan Dağı’nda çıkabildiğimiz yere kadar çıkacağız, ardından Ihlara Vadisi’ne gideceğiz ve son olarak da Güzelyurt İlçesi’ne gideceğiz. Hocamız özellikle Güzelyurt ilçesinin görülmesi gerekliliğini vurguladıktan sonra otelden ayrıldık ve yola çıktık.

Hasan Dağı

3268 metre yüksekliğindeki Hasan Dağı, İç Anadolu bölgesinde Erciyes’ten sonra en yüksek dağ konumundadır. Zaten Erciyes’in kardeşi olarak da anılan Hasan Dağı volkanik bir dağdır. Hasan Dağı’na doğru yola çıktığımızda yol çalışmaları sürpriziyle karşılaşıyoruz bu nedenle zorlanarak ve zaman kaybederek ilerliyoruz. Dağ yoluna çıkmadan önceki en son yerleşim yeri Helvadere. Hasan Dağı’nın eteklerinde kurulu olan bu kasabaya yaklaştıkça Hasan Dağı’nı bütün heybeti ile sizleri selamlıyor.  Dağ yoluna çıkışa geçtiğimiz sırada yavaş yavaş ormanlık alanlar başlıyor.  Her yol ayrımında tabelaları dikkatlice takip etmeye çalışıyoruz ve sürekli Hasan Dağı Turizm Merkezi yönünde ilerlemeye çalışıyoruz. Fakat biraz ilerledikten sonra Karbeyaz Otel tabelası yönünde gitmemiz gerekirken diğer yöne doğru gittik ve yolumuz Hasan Dağı Mesire alanında son buldu. Yukarılara çıktıkça yılın ilk karı ile karşılaşıyoruz. Mesire alanında biraz duruyoruz ve hem temiz hava, hem de fotoğraf çekimi molası veriyoruz. Daha sonra buradan ayrılıyoruz.

Ihlara Vadisi

Adını çok sık duyduğum fakat bir türlü göremediğim Ihlara Vadisi’ne doğru yola çıkıyoruz. Hasan Dağı eteklerinden Ihlara Vadisi’ne uzanan yol gayet düzgün ve güzel manzaralar eşliğinde yolumuza devam ediyoruz. 20-25 dakikalık yolun ardından Ihlara beldesine ulaşıyoruz. Hafta içi geldiğimiz için etrafta makul derecede sakin görünüyor, fakat hafta sonu özellikle güzel havalarda buranın ne kadar kalabalık olabileceğini tahmin edebiliyoruz. Vadinin farklı noktalardan girişi var, bizim vaktimiz olmadığı için aracımızı bırakıp vadiyi yukarıdan izleyeceğiz. Burası çok değişik bir yapı, Hasan Dağı’ndan çıkan lavların oluşturduğu 14 km uzunluğunda ve 100-150 metre derinliğinde bir vadi. Vadi üzerinde kayalara oyulmuş bir şekilde mezar, kilise, barınma yerleri gibi yapılar mevcut. Vadiyi yukarıdan izlemek bile insanı heyecanlandırıyor. Buralara kadar gelmişken vadiye inip 14 km lik güzergah boyunca yürüyüş yapmak gerekiyor ama vaktimiz olmadığı için yarım saatlik bir duraklamanın ardından Ihlara Vadisi’nden ayrılıyoruz.

Güzelyurt

Aslında daha önce adını hiç duymadığım ve hocamızın tavsiyesi ile mutlaka görmemiz gereken yere doğru yola çıkıyoruz. Daha sonra öğrendiğimiz kadarıyla eski adı Gelveri olan Güzelyurt, kapadokya merkezleri arasında önemli bir yere sahipmiş, Göreme, Ürgüp kadar popüler olmaması buraya ayrı bir güzellik katıyor. Hristiyanlar için de önemli bir yere sahip olan Gelveri,  bu dinin yayılması için bir merkezmiş. 1924 yılına kadar Rumların yaşadığı bu bölge mübadele sonucunda boşaltılmış ve Selanik’te yaşayan Türkler buraya yerleştirilmiş. Burada yaşayan Rumlar ise Yunanistan’ın Kavala şehrine bağlı Nea Kalvari beldesine yerleştirilmiş. Bu yüzden bölgede Rumların izleri hala durmakta. Bir çok rum evi kendine ait özelliklerini korumuş.  Aynı zamanda çok sayıda kilisenin de bulunduğu Güzelyurt ilçesi, yer altı şehirlerine de sahip.

Güzelyurt Yüksek Kilise

Saat 5 olmak üzere ve fazla vaktimiz yok bu yüzden Güzelyurt’ta bulunan Yüksek Kiliseye gitmeye karar veriyoruz. Güzelyurt ilçesine gelmeden önce yolun sağında ve yüksek bir tepe üzerinde kiliseyi görebilmeniz mümkün. Ana yoldan ayrıldıktan kısa bir süre sonra kiliseye ulaşıyorsunuz. Çok kısa bir tırmanışın ardından kayanın üzerine yapılmış bu kiliseye çıkıyorsunuz. 1894 yılında yapıldığı yazan bu kilise Analipsis Manastır Kilisesi olarak da bilinmekteymiş. Kiliseye çıktığınızda çok farklı duygulara bürünüp 100 yıl öncesine gidebilirsiniz. Konum itibariyle Hasan Dağı, Ihlara Vadisi ve Manastır Vadisi üçgeninde yer alan ve  kızlar manastırına da sahip olan bu kilise gelenler için oldukça güzel bir seyir terası sunmakta. 4 oda, 1 banyo ve 1 toplantı odasından oluşan kızlar manastırına girdiğiniz zaman yine o eski dönemlere gidip burada yaşananları hayal etmeye çalışıyor insan, küçücük odalardan oluşan, din eğitimlerinin verildiği, yerleşim yerinden, insanlardan, hayatlardan uzak olan bu manastır, günümüzde ise oldukça bakımsız ve duvar yazıları ile dolu bir hale gelmiş. Aynı durum kilise binası için de geçerli. Başka bir dine ait olsa bile günümüzde bu değerlere gösterdiğimiz önem ve duyduğumuz saygı maalesef iç açıcı değil.

Yüksek Kilise’den çıktıktan sonra Güzelyurt ilçe merkezine doğru gidiyoruz. Konaklamak isteyenler için ilçe merkezinde çok sayıda butik oteller bulunmakta. İlçe meydanında yer alan kahvede içtiğimiz çay ile Aksaray gezimizi sonlandırıyoruz.

Cevap Ver

Please enter your comment!
Please enter your name here