Karadeniz Kıyısında Bir Avrupalı Kent

Eğitim vermek üzere geldiğim Artvin’de, 3 günlük programı, 2.5 güne sıkıştırıp öğleden sonra Batum’u ziyaret etme teklifi gelince tereddütsüz kabul ettim 🙂 Daha önce Artvin’de yaşarken 2002 yılında günü birlik bir ziyaretim olmuştu, fakat aradan onca yıl geçmişti ve tekrar gitmek gerekiyordu.  Eğitimi tamamladıktan sonra Batum’a gitmek üzere Artvin’den yola çıktık.

Ulaşım

Öncelikle Gürcistan bizlerden vize istemiyor, hatta pasaportunuz yoksa bile nüfus cüzdanı ile giriş yapabiliyorsunuz. Burada havaalanı bulunuyor ve İstanbul’dan direk uçuş ile gelebiliyorsunuz. Havaalanı merkezi 10-15 dakikalık bir uzaklıkta.

Ayrıca Türk Hava Yolları’nın Artvin Hopa varışlı uçuşları da bulunuyor. Aslında Hopa’da havalimanı yok. Fakat Artvin Hopa varışlı bilet alırsanız, Batum Havalimanına iniş yapıyorsunuz ve oradan otobüslerle sizi Hopa’ya getiriyorlar. Batum – Hopa arası yaklaşık 30 km lik uzaklıkta. Bu arada eğer uçak biletiniz Artvin Hopa ise havaalanında inip Batum tarafına geçemiyorsunuz. Yani bu havaalanı Hopa ve Batum tarafından ortak kullanılıyor.

Aslında işin garibi eğer biletinizi varış noktanızı Batum olarak alırsanız bugünkü güncel fiyatlar ile 1 kişi 500 TL civarında ücret ödüyorsunuz fakat varış noktanızı Artvin Hopa olarak alırsanız, aynı havalimanına inmenize rağmen 150 TL civarında bir ücret ödemeniz gerekiyor. Bilet fiyatları böyle olunca, Artvin Hopa varış noktalı ucuz bilet alıp, havalimanında indikten sonra otobüsler ile Hopa’ya gidip, sınırı tekrar karayolu ile geçebilirsiniz. Maliyet açısından çok daha avantajlı fakat biraz in-bin yapmanız gereken bir durum.

Bunların dışında karayolu ile ve yürüyerek geçiş yapmanız da mümkün. Sarp Sınır Kapısından özel aracınız ile de geçiş yapabilirisiniz. Sarp Sınır kapısı;

  • Artvin Hopa’ya 18 km (yaklaşık 15 dakika)
  • Artvin Merkez’e 88 km (yaklaşık 1 saat 30 dakika)
  • Trabzon Merkez’e 192 km (yaklaşık 2 saat 30 dakika)
  • Rize Merkez’e 133 km (yaklaşık 2 saat) uzaklıkta bulunuyor.

Artvin’den yola çıkıp yaklaşık 1.5 saatlik sürenin sonunda Sarp Sınır Kapısı’na ulaşıyoruz. Aslında araç ile geçiş yapmayı düşünüyorduk fakat araç sırası çok olduğu için aracı park edip yürüyerek sınırı geçiyoruz. Geçiş için sadece nüfus cüzdanınız ile birlikte 15 TL lik ücret ödemeniz yeterli oluyor. Türkler için belki de geçiş yapması en kolay, hızlı ve ucuz ülke Gürcistan.

Gezilecek Yerler

Sınırın karşı tarafına adımınızı atar atmaz bir çok taksi şoförü, rehber veya yardıma muhtaç kişi yanınıza geliyor, hatta ısrarcı bir şekilde sizden para almak veya şoförlüğünüzü yapmak için bastırıyorlar. Aslında ekonomik olarak çok iyi durumda değiller ve Türkiye’den gelen insanlara da fırsat gözüyle bakıyorlar. Eğer ulaşım konusunda sıkıntı çekeceğinizi düşünüyorsanız ve de uzun saatler kalıp bir çok yeri de görmek istiyorsanız bir taksi ile anlaşıp gün boyu size eşlik etmesini sağlayabilirsiniz. Veya şehir merkezine giden dolmuşlar ile yolunuza devam edebilirsiniz. Fakat dolmuşa binebilmek için sınırı geçer geçmez sizi karşılayan taksicilerin baskısından kurtulmanız gerekiyor 🙂 İlk baskıyı atlattıktan sonra 50-100 metre ileride dolmuşları görebilirsiniz. Bu arada bir çok kişi Türkçe konuşabiliyor. Dolmuşa binip şehir merkezine doğru yola çıkıyoruz. 15-20 dakikalık bir mesafenin ardından merkeze geliyorsunuz.

Bu arada bütün bu koşturmanın sonunda saat 17:00 gibi şehir merkezinde oluyoruz ve şehri keşfetmek için sadece 3 saatlik bir zamanımız var. O yüzden hızlandırılmış bir şekilde turumuza başlıyoruz.

Teleferik

Limanın olduğu yerden teleferiğe binip Batum manzarası eşliğinde, ağaçların arasından tepeye doğru çıkabilirsiniz. Güzergah öyle fazla uzun değil yaklaşık 10 dakika teleferikte kalıp iki farklı Batum manzarasını izleyebilirsiniz. Aslında bir tanesi bir çok kişi tarafından bilinen Avrupa kenti havasında olan meydanı, parkı, sahili ile modern bir şehir, diğeri ise buranın yoksulluğunu gösteren, eski Sovyetler Birliği döneminden kalan bir şehir. Teleferik ile yukarı çıkıp orada bulunan cafe’de oturup birşeyler yiyip içebilirsiniz, fakat bizim vaktimiz olmadığı için teleferikten inmeden yolumuza devam ettik ve başladığımız noktaya geldik.

Alfabe Kulesi – Alphabetic Tower

Gürcü alfabesini oluşturan harflerin DNA sarmallarına benzer bir şekilde oluşturduğu alfabe kulesi, sahil tarafında yer alıyor. Gürci dili en eski dillerden biri olarak kabul edildiği için bu geleneği yaşatmak adına bu harflerden oluşan bir kule yapmışlar. 33 harfin olduğu kulenin uzunluğu ise 130 metre. Akşamları ışıklandırılan bu kuleye çıkabilmeniz mümkün.

Saat Kulesi – Chacha Tower

Gören herkesin aklına İzmir Saat Kulesini getiren bir yapı, mimari olarak çok benziyor. Hatta aynı mimariye sahip olduklarını söyleyen de var. Gerçekten bakınca bir fark göremiyorsunuz. Aslında bu kulenin espirisi “chacha” adı verilen milli içkilerinin yaz aylarında 5 dakika boyunca ücretsiz olarak ikram edilmesi.

Miracle Parkı

Aslında Alfabe Kulesi ve Saat Kulesinin de olduğu, deniz kenarın büyük bir alana yayılmış bir park. İçerisinde Fener Kulesi ve dönme dolabın da yer aldığı, özellikle akşam saatlerinde hareketli olan güzel bir park.

Batum Bulvarı

Batum Bulvarı ise, bu şehrin kalbi niteliğinde bir yer ve en hareketli yeri. Yürüyüş ve bisiklet için oldukça ideal. Bulvar üzerinde çok sayıda heykel, havuz, sokak sanatçılarını görmek mümkün. Ayrıca kentin modern yüzünü simgeleyen çok sayıda otel, restaurant, cafe tarzı yerler de bu bulvar boyunca konumlanmış. Limanın olduğu yerden başlayıp neredeyse hava alanına kadar uzanan bulvar yaklaşık 7 km uzunluğundaymış. Akşam saatlerinde ses ile hareket eden su gösterisini izleyebilirsiniz.

Yemek

Gürcü mutfağı oldukça zengin bir mutfak, zaten karadeniz bölgesinin devamı olduğu için bu bölgeye özgü çok sayıda değişik tatlar bulabilirsiniz. Burada yemek denilince veya bir araştırma yapılınca karşınıza çıkan ilk seçenek Haçapuri oluyor. Haçapuri aslında bir çeşit peynirli pide. Tabi ki Gürcü mutfağı sadece bununla sınırlı değil, özellikle yaylalarda yetiştirdikleri hayvanlardan elde ettikleri et yemekleri konusunda da çok başarılı. Yemek için tercihimizi Türkler’in işlettiği bir restorandan yana kullanıyoruz. Burada da et tercih ediyorum ve Mtsvadi yemeye karar veriyorum. Aslında bir nevi kuzu şiş diyebiliriz sadece farklı soslar ile servis ediliyor. Eğer kuzu eti seviyorsanız mutlaka denemelisiniz.

Özetle

  • Şehrin tadını çıkarabilmek için en az 2 gün gerekebilir, günü birlik gitmek isteyenlerin ise en azından sabahtan akşama kadar bir tam gününü ayırmaları gerekiyor. Biz 3 saat boyunca koşturarak gezmeye çalıştık ve aklımızda kalan bir çok yeri görmeden ayrılmak zorunda kaldık.
  • İki farklı şehir profilini bir kaç yüz metre ara ile aynı anda görebilirsiniz.
  • Özellikle sahil kesimi oldukça güzel, lüks, modern ve hareketli
  • Sahilden biraz uzaklaşınca yoksul kesimin yaşadığı yerleri görmek mümkün.
  • Yemek konusunda çok sayıda alternatifi ve lezzetleri olan bir yer
  • Ulaşım konusunda rahat bir yer, özellikle şehir merkezinde araç ihtiyacınız olmuyor. Yürüyerek bir çok yeri görebilirsiniz.
  • Çok farklı renklerde evleri mevcut, özellikle evlerin balkonlarında kullandıkları camlar rengarenk ve şehre ayrı bir hava katmış.
  • Genel itibari ile ucuz bir şehir.

 

2 Yorumlar

    • Merhaba, Batum’da çok sayıda Türk olduğu için bazı yerler TL kabul ediyor fakat yine temkinli olmak açısından yanınızda dolar ya da euro bulunmasında fayda var. Ayrıca TL kullanırsanız, döviz kurundan dolayı dolara göre biraz daha dezavantajlı olursunuz. Şimdiden iyi eğlenceler

Cevap Ver

Please enter your comment!
Please enter your name here