Çıralı Gezi Notları ve Seyahat Rehberi

0
574

Cennetin Akdeniz’deki Tanımı

Yazının başlığı Çıralı’ya gitmeyen bir çok kişi için abartılı gelebilir fakat Çıralı’yı gördükten sonra kafanızdaki cennet tanımı artık daha belirgin olacaktır. Aslında Çıralı adını daha önce hiç duymamıştım. 2012 yılında evliliğimizden yaklaşık 1 ay sonra Akdeniz ve Ege kıyı şeridi tatil planı yaparken iş arkadaşımız Eren’in ısrarları üzerine güzergahımızın başlangıç noktası olarak Çıralı’yı seçtik.

23 Ağustos 2012 Perşembe

Çıralı Antalya’ya yaklaşık 70 km uzaklıkta ve Kemer – Kumluca yolu üzerinden ulaşım sağlanıyor. Kemer-Kumluca ana yolundan ayrıldıktan sonra orman içinden ve bolca virajlı yollardan denize doğru inişe geiyoruz. Yaklaşık 15-20 dk sonra Çıralı’ya ulaşmış oluyoruz. Çıralı’da bizleri bekleyen Eren ile buluşuyoruz. Uzun ve yorucu geçen yolun ardından akşam yemeği yemek üzere Eren’in tavsiyesi ile hep beraber az önce iniş yaptığımız orman yolundaki vadide bulunan alabalık restoranlarına doğru yola çıkıyoruz. Ulupınar Köyü’nde yer alan ve serin bir derenin aktığı vadide bir çok restoran bulunuyor. Tercihimizi Şelale Restorandan yana kullanıyoruz.

Ağustos ayında olmamıza rağmen vadi o kadar soğuk ki üşümemeniz elde değil. Nehirin üzerinde kurulmuş bir çok masa ile kendinizi nehirin içerisinde oturuyor gibi hissediyorsunuz. Bir yandan akan nehirin sesi, bir yandan çam ormanlarının kokusu, kendinizi adete saklı bir güzelliğin ortasında hissediyorsunuz. Bir kaç saat kalıp sohbet eşliğinde yemeğimizi yedikten sonra Çıralı’ya doğru yola çıkıyoruz.

Burada konaklayacağımız yer Blue White Otel. Çıralı’da küçük yer olmasına rağmen çok sayıda otel bulunmakta. Fakat öyle büyük ve lüks oteller, herşey dahil konseptler arıyorsanız Çıralı sizi bu konuda tatmin etmeyecektir. Zaten Çıralı’ya gidiş sebebiniz orman, deniz, sessizlik ve doğal güzellikler arasında dinlendirici bir tatil olmalı. Bu yüzden buradaki bir çok otel bungalov tarzı odalara sahip ve genelde aileler tarafından işletilmekte. Bizim konakladığımız otel de yeşillikler arasında birbirinden bağımsız bungalovlardan oluşan ve denize sadece bir iki dakika yürüme mesafesinde olan bir yer. Odamız küçük ama gayet yeterli, odanın önünde bahçede oturup kafa dinleyeceğiniz, çimenler üzerinde güneşlenebileceğiniz yerler mevcut.

24 Ağustos 2012 Cuma

Sabah biraz geç uyanıyoruz ve kahvaltıya gidiyoruz, otelin bahçesinde, doğal ürünlerin ağırlıklı olduğu güzel bir kahvaltıdan sonra Çıralı sahilinde yürüyüş yapıyoruz.

Çıralı sahili, Beydağları Milli Parkı sınırları içerisinde yer alan, yaklaşık 3 km kumsaldan oluşan ve deniz kaplumbağalarının üreme alanının olduğu koruma altında olan bir bölge. Doğal ve tarihi sit alanlarından dolayı ise çok fazla yapılaşmanın olmadığı ve büyük çaplı turizm faaliyetlerinin yürütülmediği bir yer. Bu yüzden Çıralı bir çok güzel sıfatın yakıştırıldığı ender tatil bölgelerinden birisi.

Ayrıca Olimpos Antik Kenti ve harabelerine de bir kaç yüz metre uzaklıkta. Çıralı’daki ilk günümüz bu bölgeye ayırıyoruz. Sahil boyunca yapacağınız yaklaşık 10 dk lık yürüyüşün ardından Olimposa ulaşmanız mümkün. Burası Çıralı’nın aksine oldukça kalabalık ve hareketli. Zaten bir çok üniversitenin bahar ve yaz aylarında turlar düzenleyerek öğrencilerini getirdiği bir yer, dolayısıyla bir üniversite havası mevcut. Sahilde kendimize uygun bir yer bulup çanta ve havlularımızı bırakıp denize giriyoruz.

O sıralarda bölgede çıkan orman yangınına müdahale etmek için helikopterler denizden, insanların yüzdüğü yere oldukça yakın yerlerden su alıp olay yerine doğru gidip tekrar geliyorlar. Denizde yaklaşık 1 saat vakit geçirdikten sonra, harabelere doğru yürüyoruz. Denize dökülen küçük çayı takip ederek içerilere doğru gidiyoruz.

Burada hem tarihi, hem doğal güzellikleri hem de orman ve denizi bir arada yaşamanız mümkün. Tek olumsuz tarafı ise çok kalabalık olması Ayrıca denizden Olimpos’un içerisindeki konaklama bölgelerine geçiş yapabilmeniz için ücret ödemeniz gerekiyor.Olimpos gezimizin sonunda bira ve gözleme molası verip karnımızı doyuruyoruz. Saat artık 8 oldu ve hava kararmak üzere, otelimize gitme vakti geldi. Duşumuzu alıp hazırlandıktan sonra akşam Eren ile buluşup evlerine gidiyoruz. Bahçede oturup güzel bir sofra eşliğinde ailesiyle de tanışıyoruz. Saat gece 11 oldu ve Yanartaş’a çıkmaya karar veriyoruz. Yanartaş’a çıkmak için araç ile gidebildiniz yere kadar gidip yolun kalan kısmını yürüyerek devam etmeniz gerekiyor. Yaklaşık yarım saatlik bir tırmanmanın ardından Yanartaş’a ulaşıyoruz. Rivayete göre ilk çağlardan beri dağdan fışkıran doğal gaz kendiliğinden hiç sönmeden yanarmış. Bu ateş denizden bile görülüp denizcilere kılavuzluk yaparmış. Burası gerçekten çok ilginç bir yer dağın her tarafından ateşler yanıyor. Hatta yanmayan yerlerde kendiniz bile çakmak veya kibrit yardımı ile ateşi yanar hale getirebiliyorsunuz.

Çok sayıda kişi buraya gece çıkmayı tercih ediyor. Geç saatler olmasına rağmen olduka sıcak bir hava var, bu yüzden Yanartaş’a çıkmayı düşünüyorsanız mutlaka akşam çıkın. Doğal bir şekilde yanan ateşi mangal olarak kullanmak için bir çok insan ellerinde sucuk ve şarapları ile dağ yolunda tırmanıştalar:) Yanartaş’ta yaklaşık yarım saat vakit geçirdikten sonra iniş yoluna geçiyoruz. Saatler 1’e gelmek üzere, her yer zifiri karanlık ve çeşitli kuş ve hayvan sesleri insanı biraz olsun ürpertiyor Yanartaş ziyaretinin ardından Eren ile vedalaşıp otelimize gidiyoruz.

25 Ağustos 2012 Cumartesi

Bugün Çıralı’daki son günümüz, öğleden sonra otelden ayrılacağız fakat sabah erken saatlerde uyanıp denize girmeye karar veriyoruz, belki de Çıralı’yı bu kadar çok sevmemizin birinci nedeni olağanüstü, temizlikte denize sahip olması. Özellikle sabah erken saatlerde dalganın ve kimsenin olmadığı vakitlerde denize girmek insana oldukça güzel enerji veriyor.

Burada sahil kısmı kumlardan, denize yaklaştıka küçük taşlardan, denizin içerisinde ise biraz daha büyük boyuttaki taşlardan oluşuyor. Şimdiye kadar benim için güzel deniz, incecik kumlardan oluşan deniz anlamına geliyordu fakat burada bu tanım tamamen değişti, taşların içerisinde denize girmeyi sevmeyen birisi olarak benim için artık güzel deniz Çıralı idi

Çıralı’ya Gitmişken Yapmadan Dönmeyin

  • Sabah erken saatlerde uyanıp denize girmenin keyfini çıkarın.
  • Gün içerisinde sıcaktan bunalırsanız Ulupınar’da dere üzerine kurulmuş masalarda alabalık yiyin.
  • Gece saatlerinde Yanartaş’a çıkın, hatta yanınıza sucuk ve şarap alın
  • Olimpos Antik Kentini ziyaret edin.

Cevap Ver

Please enter your comment!
Please enter your name here