Nallıhan Kuş Gözlemi

0
526

 

21 Haziran 2014 Cumartesi

Aslında uzun zamandır planlıyorduk, eski iş arkadaşlarımla böyle bir geziyi. Ve nihayet hafta sonu, biraz piknik, biraz gezi ve biraz da kuş gözlemi gerçekleştirme düşüncesiyle bir araya geliyoruz. Yolculuğumuz sabah erken saatte başlıyor. 06:30 gibi Sedat ve Eren ile birlikte işyerinde bulunuyoruz. Bir sonraki durağımız ise Yaşamkent kavşağı. Buradan da Engin’i alıp Nallıhan ’a doğru yola çıkıyoruz.

Börek, gözleme, çay ve filtre kahveden oluşan zengin bir menümüz var. Arabanın içerisine güzel kokular yayıldıkça acıktığımızı hissediyoruz ve yol kenarında kahvaltımızı yapabileceğimiz bir yerler arıyoruz. Fakat bir türlü uygun ve hoşumuza giden bir yer bulamıyoruz. Uzunca bir arayışın ardından Beypazarı’nın girişinde ağaç altında oturabileceğimiz bir yer buluyoruz ve hemen kahvaltımızı yapıyoruz. Börek ve gözlemeleri bitirip, filtre kahve içmeye hazırlanırken, Asuman’ın bizler için hazırladığı kek sürprizi ile kaşılaşıyoruz. Kahve ve kek ikilisi ile kahvaltımızı sonlandırıp yolumuza devam ediyoruz.

Beypazarını geçtikten sonra yavaş yavaş kuşlar eşlik etmeye başlıyor yolculuğumuza. 3-4 farklı noktada durup gözlemimizi yaptıktan sonra yolumuza devam ediyoruz. Yanımızda sayısız gözleme çıkmış olan Engin ve ilk gözlemleri olan Sedat ve Eren ile birlikte başlıyoruz kuşları gözlemeye ve saymaya.

Bu arada kuş listesini yazma işini Sedata veriyoruz. Hedefimiz Nallıhana kadar gitmeden Çayırhan Gölünde gözlemimizi yapmak ve burada vakit geirmek. Dönüş yolunda da Beypazarı İnözü Vadisinde vakit geçirmeyi planlıyoruz.

Çayırhan Gölü girişinde de kısa bir duraklamamızın ardından gölün kenarına doğru gidiyoruz. Burada Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğüne ait küçük bir gözlem tesisi var ve oldukça temiz, bakımlı görünüyor. Aracımızı park ettikten sonra ekipmanlarımızı alıp göl kenarına doğru ilerliyoruz. Burada liste tutma işini Sedat ve Eren dönüşümlü olarak yapıyor. Sanırım kuş gözlemine ilk adım atma yöntemi kuş listesi tutmaktan geçiyor. Gördüğümüz her yeni türden sonra listeye tutana seslenip kayıt altına alınmasını sağlıyoruz öncelikle gözlem kulesine çıkıyoruz ve su kuşlarını gözlüyoruz, biraz daha yükseklerde ve dağlık kesimlerde yırtıcılara rastlıyoruz. Sonra biraz daha göl kenarına yaklaşıyoruz ve gözlem kulübelerine girip biraz vakit geçiriyoruz.

Öğlen saatleri yaklaştıkça güneş iyice sıcaklığını hissettirmeye başlıyor. Tesisini içine girip biraz dinleniyoruz ve çaylarımızı içiyoruz. Bu arada çay için herhangi bir ücret alınmıyor. Bir sonraki durak olarak gölün karşı kıyısına gitmeye karar veriyoruz. Çaylarımızı içtikten sonra tekrar yola çıkıyoruz ve Çayırhan Gölü etrafındaki ilgiç jeolojik yapıların içinden, yanından geçerek gölün karşı tarafına ulaşıyoruz. Bu bölümlerde arabayı Sedat kullanıyor, ben ve Eren ise tam konsantre biçimde kuş gözlemeye çalışıyoruz. Artık gölün diğer tarafındayız oldukça yavaş bir şekilde ilerleyerek etrafı izliyor, fotoğraf çekiyor ve gördüğümüz kuşları bilmeye çalışıyoruz.

Sabah yaptığımız kahvaltıdan kek kaldığını ve yanında da biraz kahve kaldığını hatırlıyoruz ve mola vermeye karar veriyoruz, kendimize büyükçe bir ağaç bulup hemen molamızı veriyoruz ve kahve ile birlikte keklerimizi yiyoruz.

Kısa bir molanın ardından yolumuza devam ediyoruz, etrafta bol sayıda kuş var ve sürekli aracı durdurarak gördğümüz kuşları kayıt altına alıyoruz. Gölün etrafını bitirdikten sonra ana yola çıkmaya çalışıyoruz fakat bizi küçcük ve ahşaptan oluşan bir tahta köprü karşılıyor. Araç ile köprüden geçme konusunda kararsız kalıyoruz, köprü hem çok dar aracın belki de zar zor sığacağı bir genişlikte hem de sağlamlığı konusunda emin olamıyoruz. Engin hemen arabadan inip köprüye doğru ilerliyor ve kendi yöntemleri ile köprüyü test ediyor. Sağlam olduğuna karar verdikten sonra gelmemizi söylüyor, arabayı kullanan Sedat köprüden geçme konusunda kararsız kalıyor fakat hem Engin’in hem de bizlerin ısrarı sonucunda bu riski alıyor ve zar zor sığdığmız köprüden yavaşça geçiyoruz. Derin bir nefes aldıktan sonra köprü geçişini tamamlıyoruz ve yolumuza devam ediyoruz. Artık ana yola çıktık ve Beypazarı’na doğru ilerliyoruz vaktimiz olursa İnözü Vadisini gezeceğiz.

Aslında her kuş gözleminde çok sayıda yırtıcı kuş görmeyi istiyorum fakat bir kaç türden öteye geçmiyor ve ne yazık ki uzak oldukları için iyi bir şekilde fotoğraflayamıyorum, aynı durum bu gözlem için de geçerli çok uzaklardan gördüğümüz bir kızıl şahin ve yine daha da uzaktan gördüğümüz ve kartala benzettiğimiz yırtıcı dışında başka bir yırtıcı göremedik, fakat tam da dönüş yolunda küçük akbaba bizlere bir sürpriz yapıyor ve üzerimizde bir kaç dakika kadar süzülüyor.

Bu yırtıcı kuşumuzu kayıt altına alıp, fotoğraflarını çektikten sonra yolumuza devam ediyoruz, saat artık 12’ye doğru yaklaşmakta ve sıcak iyice kendini hissettirmeye başladı. Bu yüzden Beypazarı’nda kısa bir su molası verdikten sonra İnözü Vadisi’ni ziyaret planımızı iptal ediyoruz ve Ankara’ya doğru yola çıkıyoruz. Yaklaşık 6 saat önce başlayan ve çok keyifli bir şekilde geçen yolculuğumuz Ankara’da başladığımız yerde son buluyor.

Cevap Ver

Please enter your comment!
Please enter your name here