Viyana Gezi Notları ve Seyahat Rehberi

0
590

Kültür ve Sanat Şehri

14 gün sürecek olan ve 5 farklı ülkeyi kapsayan tatilimiz bugün başlıyor. Aylar öncesinden planlamasını yapmıştık, Konaklama, ulaşım, gezilecek yerler derken en küçük ayrıntısına kadar bir kaç akşamımızı harcayarak içimize sinen bir tatil planı yapmaya çalıştık . Öncelikle Viyana ya gideceğiz.

Burada 2 gün geçirdikten sonra otobüs ile Prag’a hareket edeceğiz, yine 2 gün kaldıktan sonra uçak ile Paris’e geçeceğiz, 3 gün Paris’te kaldıktan sonra, tren ile Amsterdam’a gidip 2 gün vakit geçireceğiz, daha sonra uçak ile Barcelona’ya gidip 5 gün kaldıktan sonra tekrar uçak ile Viyana gidip, İstanbul’a ve Ankara’ya döneceğiz.

Viyana 1. Gün

Sabah 6.30 da alarm çalıyor. Bavul ve çantalarımızın son kontrollerini de yaptıktan sonra, sıra ağırlıklarını ölçme işlemlerine geliyor. Avrupa’da bir çok ulaşım aracı kullanacağız ve her birinin bagaj limitleri farklı, ulaşım biletlerini ucuza almışken fazla bagaj ücreti ödemek istemiyoruz, bu yüzden bagajlarımızın ağırlığını merak ediyoruz.

2 tane büyük bavulumuz yaklaşık 34 kg. Her türlü ihtimale karşı bir tane de uçakta yanımıza alabileceğimiz bir çanta hazırlıyoruz, bunun ağırlığı da yaklaşık 5kg, ve son olarak da içinde tablet, fotoğraf makinesi ve objektiflerin olduğu ve sürekli yanımda taşıyacağım çantanın ağırlığı ise yaklaşık 8 kg. Yani toplam 50 kg’a yakın bir ağırlıkta tatilimize başlıyoruz. Evdeki hazırlığımız erken bitiyor ve 8 olmadan evden çıkıp taksi durağına doğru yürüyoruz, yine 60 tl karşılığında Bahçelievlerden Havaalanına gidiyoruz.

Bilet işlemlerimizi hallettikten sonra kahvaltımızı yapıp uçağın kalkmasını bekliyoruz.
10.25 de Ankara’dan yola çıkıyoruz ve 11.30 a doğru İstanbul Sabiha Gökçen’e iniyoruz. Pasaport kontrolünden geçtikten sonra dış hatlar bölümünde biraz geziyoruz. Saat henüz 12 oldu ve Viyana uçağının kalkmasına 2.5 saat var. Sports Bar & Restaurant’a gidip kahvelerimizi içiyoruz ve uçağın kalkış saatini burada bekliyoruz.

Uçağa binmeden önce Duty Free bölümüne uğruyoruz ve viski ile çikolata alıyoruz. Artık uçaığn havalanmasına az bir süre kaldı ve bilet işlemlerinin ardından uçağa biniyoruz. Sanırım yurtdışına Türk Hava Yolları ile uçmanın en keyifli yanı burası güzel bir yemek ve sınrsız içki ☺ Bu uçuğumuzun menüsü köfte, bulgur pilavı, haşlanmış sebze, salata, tatlı ve biradan oluşuyor. Yaklaşık 2 saat süren yolculuğumuzun ardından havaalanına iniş yapıyoruz.

Bavullarımızı aldıktan sonra şehir merkezine gitmek için tren kullanıyoruz, yaklaşık yarım saatlik bir yolculuğun ardından şehir merkezinde inmemiz gereken durakta iniyoruz ve yolumuza metro ile devam ediyoruz.

Seyahatimize ilişkin her türlü planlamayı aylar öncesinden yapmıştık çünkü 14 güne 5 farklı ülke sığdırmayı planlamış, bu yüzden de konaklama ile ulaşım için hassas bir şekilde çalışmıştık. Viyana’da kalacağımız otelin adı “Austria Trend Hotel Messe Wien Prater” Otel Wiener Prater Parkının hemen yakınında yer alıyor. Bu parkın içerisinde meşhur dev dönme dolap bulunmakta. Ayrıca U2 metro hattındaki Messe Prater metro istasyonu otele çok yakın bir yerde bulunuyor. Bu yüzden metroyu kullanarak tarihi şehir merkezine bir kaç dakikada ulaşmanız mümkün. 2 gece konaklama için 130€ ücret ödüyoruz. Saat 18 gibi otele ulaşıyoruz ve eşyalarımızı yerleştirip Viyana keyfine başlıyoruz.

Stephansplatz ve Aziz Stephen Katedrali

Öncelikle metro ile Stephansplatz’a gidiyoruz. Burada metrodan çıktıktan sonra sizleri meşhur Aziz Stephen Katedrali karşılıyor. Eski şehir merkezinin göbeğinde yer alan bu katedral turistler için oldukça uğrak bir nokta ve Viyana’nın sembolü niteliğinde. Katedralin içinde ve dışında fotoğraf çekimi yaptıktan sonra Stephansplatz’da yürüyerek gezimizi sürdürüyoruz.

Burası tam anlamıyla Avrupa’ya özgü bir meydan. Şehrin tam göbeğinde bulunan, sanki bütün yollar buraya çıkacakmış gibi bir his uyandıran, çok sayıda turistin yer aldığı, alışveriş ve yemek için güzel alternatiflerin olduğu hareketi bir meydan. Buraya gelen bütün turistlerin ilk uğradığı yer gibi bir izlenim uyandırıyor. İstanbul için Taksim Meydanı ne ise, Viyana için de Stephansplatz o diyebiliriz Ayrıca buradan çok sayıda tarihi ve diğer ilgi çekici turistik noktalara yürüyerek ulaşmanız mümkün. 1-2 saatlik yürüyüşün ardından acıkıyoruz ve yemek için güzel bir yer arıyoruz.

1516 Brewing Company

Viyana sokaklarında dolaşırken dikkatimizi 1516 adında bir pub çekiyor ve içeride yer olduğunu görünce hemen girip oturuyoruz. Menüyü incelerken Türk olan bayan garsonun da yardımıyla içki ve yemeklerimizi seçiyoruz. Eğer bira seviyorsanız burası tam size göre, içeride çok sayıda bira çeşitleri bulmanız mümkün, ayrıca kendi ürettikleri biralar da mevcut. Farklı tat ve aromalara sahip biraların tadına bakıp yanında atıştırrmalık birşeyler yiyoruz. Yemeklerin lezzeti, servisi, müziği ve ortamı da çok güzel olan buradan karnımız doymuş ve memnun bir şekilde ayrılıyoruz.

Akşam meydan biraz daha hareketlenmiş, her köşesinde farklı türde müzik yapan kişileri görmeniz mümkün.Ayrıca çok sayıda hediyelik eşya satan dükkanlar, Mozart adının kullanıldığı çok sayıda ürünler de görebiliyorsunuz. Yürüyüşümüze devam ederken kalabalık bir grup dikkatimizi çekiyor ve biraz daha yaklaştığmızda bu kalabalığın dondurma sırası bekleyen insanlar olduğunu anlıyoruz ve hemen biz de sıraya giriyoruz kısa bir beklemenin ardından sıra bize geliyor ve dondurmalarımızı alıp yürüyüşümüze devam ediyoruz. Aziz Stephen Katedralini bir de akşam görüp Viyana’da ki ilk gecemizi yavaş yavaş tamamlıyoruz.

Metro ile Messe Prater durağına gidip oradan da otelimize yürüyoruz.

Viyana 2 . Gün

Bugün programımız oldukça yoğun bu yüzden güne erken başlıyoruz ve otelde kahvaltı yapmak yerine dışarıda bir şeyler yemek istiyoruz.

Naschmarkt

Burası bir pazar yeri. İçinde sebzelerin, meyvelerin, baharatların, tatlıların, şarküteri ürünlerinin kısacası yemek ile ilgili herşeyin satıldığı rengarenk bir pazar. Burada çok sayıda türk satıcı ile de karşılaşmanız mümkün, satılan bir çok şeyin tadına bakabilirsiniz. Ayrıca oturup birşeyler yiyebileceğiniz hatta cafe tarzı hatta içki içebileceğiniz bar tarzı yerler de mevcut. İlginç ve turistik bir yer olduğu için fiyatlar normalin biraz üzerinde gelebilir. Pazar yerini gezdikten sonra kahvaltı yapmak için uygun bir yer bulup oturuyoruz ve kahvaltımızı yapıyoruz. Tuğçe, börek, peynir, yağda yumurta, zeytin gibi kahvalaltılıklardan oluşan kahvaltı tabağı seçiyor ben ise içi bol malzemeli bir omlet seçiyorum. Kahvaltımızı yaptıktan sonra metro ile bir sonraki durağımız meşhur Schönbrunn Sarayı

Schönbrunn Sarayı

Avrupanın en güzel saraylarından biri olarak nitelendirilen Schönbrunn Sarayı, 1200 odadan oluşan ve inanılmaz büyük bir bahçe içerisinde kurulu, adeta turist akınına uğrayan bir yer. Metro durağından indikten sonra yaklaşık 15 dakikalık bir yürüyüş ile saraya ulaşıyoruz. Saray o kadar büyük ki gezmek için farklı farklı turlar düzenleniyor. Sarayın girişinde bulunan tanıtım yerinde istediğiniz turu seçip katılmanız mümkün, fakat o kadar kalabalık ki sıraya girip beklemek ardından da saatlerce sürecek tura katılmak gözümüzü korkutuyor. Turlara katılmadan dan sarayın bahçesinde gezebilmeniz mümkün. İnanın sadece bahçesinde bile gezmek bir kaç saatinizi alacaktır. Eğer buraya geliyorsanız saatlerce yürümeyi ve yorulmayı göze almalısınız. Biz tura katılmayıp saray bahçesinde kendi turumuzu yapıyoruz. İsterseniz bahçede fayton eşliğinde gezebilirsiniz. İnsan boyunca bitkilerin oluşturduğu ve labirenti andıran bahçesinde gezimizi yaptıktan sonra, sarayın arka tarafına geçiyoruz. Burası da inanılmaz büyük ve ihtişamlı. Öğle sıcağının etkisiyle iyice yoruluyoruz. Turumuz yaklaşık 1.5 saat sürüyor ve ardından saraydan ayrılıyoruz.

St. Charles Church (Karl Klisesi)

Metro ile tekrar şehir merkezine geliyoruz. Gezimizin şimdiki durağı St. Charles’s Church. Karlsplatz Metro istasyonundan çıkınca karşınızda hemen bu kiliseyi görebiliyorsunuz. Klisenin önünce kocaman bir havuz ve park mevcut. Farklı mimarisi ve görkemli yapısıyla turistler için ilgi çekici bir yer. Klisenin içine girmiyoruz ve önündeki parkta oturup saray gezimizin yorgunluğunu burada atıyoruz.
Buradan ayrıldıktan sonra yürüyüşümüze devam ediyoruz ve belki de Viyana için en önemli simgelerin başında gelen Opera Binası (State Opera House) ile karşılaşıyoruz.

Opera Binası (State Opera House)

Şehrin merkezinde bulunan Opera Binası inanılmaz büyüklükte. Tarih ve sanatı bir arada yaşayabileceğiniz bir yapı. Opera veya bale için dünyanın her yerinden buraya gelen insanlar olması ve dünyanın en ünlü opera binalarından biri olarak nitelendirilmesi, yoğun bir turist ilgisini de buraya yöneltmiş durumda. Eğer opera veya bale gösterisi izlemek isterseniz biletinizi çok önceden almanız gerekebilir, çünkü o kadar çok yoğun ilgi var ki, istediğiniz her an bilet bulma lüksünüz olmayabilir. Bunun dışında opera binası için düzenlenen turlara da katılabilirsiniz. Turist kalabalığı gözünüzü korkutmasın çünkü turlar İngilizce, Almanca, Fransızca ve Japonca olmak üzere 4 farklı dilde gerçekleştiriliyor. Bu yüzden turistler 4 gruba ayrılarak gezdiriliyor. Tur sırasında balkonlar, localar, sahne ve sahne arkası gezdiriliyor. Böylesine ihtişamlı bir yapının sadece sahne arkasını görmeniz bile etkilenmenize yetecektir. 1 saatlik turun ardından opera binasından ayrılıyoruz.

Hem saray gezisi hem de opera binası gezisi derken artık hem yorgun hem de aç turistler olarak bir sonraki yerimiz Figl Müller.

Figl Müller

Viyana gelmeden önce yaptığımız araştırmalarda mutlaka gidilmesi gereken yerler arasına burayı da eklemiştik. Viyanada ne yenir sorusuna verilecek tek cevap heralde şinitzel olacaktır. Meşhur şinitzelinden yemek için internet üzerinden önceden randevu almamız gerektiği belirtiliyordu. Bu yüzden buraya gelmeden önce randevumuzu almıştık. Aslında randevumuza henüz 1 saat var, fakat sanırım o kadar bekleyemeyeceğiz. Erkenden gidip yer olması durumunda bir an önce yemek yemek istiyoruz. Figl Müller’i bulduktan ve yer olduğunu teyit ettikten sonra hemen oturup dev şinitzellerimizi yanında patates salatamızı ve biramızı sipariş edip beklemeye başlıyoruz. Kısa süre sonra yemeklerimiz geliyor, herkesin neden burayı tavsiye ettiklerini şimdi daha iyi anlıyoruz Bu arada en az şinitzel kadar yanında gelen patates salatasını da çok beğeniyoruz.

Yemekten sonra otelimize gidip kısa bir dinlenmenin ardından akşam için tekrar çıkıyoruz, öncelikle yarın için Prag’a gideceğimiz otobüs durağını buluyoruz, durak otelimize oldukça yakın. Ardından metroya binerek Tuna Nehri kıyısına gidiyoruz ve biraz nehir etrafında yürüyüş yapıyoruz. Ardından tekrar metro ile Rathausplatz’a gidiyoruz.

Rathausplatz

Dışarıdan bakınca burayı katedrale benzetmeniz olası ama burası belediye binası. İlginç mimari yapısıyla oldukça büyük ve görkemli duruyor. Yaz aylarında ise akşamları film festivaline denk gelmeniz mümkün. Biz de film festivali zamanı oradaydık. Tam bir festival havası oluyor, meydanda çok sayıda stantlar kuruluyor. Özellikle bira sevenler için sadece bira satılan stantlar oldukça ilginç gelebilir. Burada bir şeyler içtikten ve biraz vakit geçirdikten sonra saat 22 gibi oradan ayrılıyoruz.

Sachertorte

Metroya binip otele dönmeden önce adını duyduğumuz fakat tadına bakamadığımız Sacher tatlısı (bir nevi çikolatalı kek) da yemek üzere Opera Binası’nın karşısındaki Sacher Otele gidiyoruz. Burası bu tatlının çıkış noktası ve 1800 lü yıllardan beri en orjinal hali ile burada yapılmaktaymış. Kahve eşliğinde pastamızı da yedikten sonra Viyanada’ki son gecemizi tamamlıyoruz.

Viyana 3. Gün

Sabah uyanınca eşyalarımızı toparlayıp otelden ayrılıyoruz, Prag’a hareket edeceğimiz otobüsün durağı otele yaklaşık 15 dakikalık yürüyüş mesafesinde. Eşyalarımız ile birlikte yürüdükten sonra otobüs durağına ulaşıyoruz ve Prag otobüsünü beklemeye başlıyoruz, otobüsü bindikten sonra yeni maceramız olan Prag’a doğru yola çıkıyoruz

Viyana’da Yapılacak 5 Şey

  1. Schönbrunn Sarayı’na gidin
  2. Opera Binasını görün hatta mümkünse bir şekilde bilet temin edip opera izleyiz.
  3. Fiel Müller’ de şinitzel ve patates salatasının tadına bakın.
  4. 1516 Brewing Company’de farklı biralardan tadın.
  5. Sacher Otel’de meşhur çikolatalı kek (sachertorte) yiyin.

Cevap Ver

Please enter your comment!
Please enter your name here